Covid-19 Salgın Döneminde Raylı Sistem Sektörünün Durumu ve Geleceği

teamswork

Son zamanlarda tüm dünyayı etkisi altında alan, sosyal ve ekonomik hayatı durma noktasına getiren Covid-19 salgını, yaşam tarzımızı, iş yapış şekillerimizi ve alışkanlıklarımızı ciddi oranda değiştirdi. Bu değişim, bazı sektörlere pozitif etki yaparken bazı sektörler için de negatif ayrışmaya yol açtı. Ulaşım, Seyahat ve Turizm sektörü durdu.  Sanayi üretimi ve ihracat azaldı.  Bunun yanı sıra internet, uzaktan eğitim ve çalışma, e-ticaret, gıda ürünleri satışları büyük artış gösterdi. Gıda ürünleri, sağlık ürünleri, savunma sanayi ürünleri, temizlik malzemeleri sektörlerinde ürün satışları hızla artarken otomotiv, raylı sistemler, makine ve aksamı, ayakkabı ve giyim ürünleri üretimi durma noktasına geldi. AVM’ler, lokantalar, spor merkezleri, kafeler, otel, tatil ve eğlence merkezleri, kuaförler vb. çok sayıda işyeri uzun süre kapalı kaldı.

11 ana sektörde personel, operasyonlar, tedarik zinciri ve gelirler dikkate alınarak hazırlanan etki endeksinde en sert şekilde etkilenen sektörlerin başında; imalat, seyahat ve ulaşımın geldiği belirlendi.

Seyahatlerdeki kesinti ve kısıtlamalar gelecekte küresel ekonomi için çok ciddi sonuçlar yaratıyor. Ertelenen tüm fuar, etkinlik ve konferansların yanı sıra yüz binlerce iş seyahati ve iş görüşmeleri de belirsiz sürelerde ertelendi veya iptal edildi.

Hızlı yükselen e-ticarete hazırlıksız yakalanan firmalarda sipariş takip ve teslimat süreçlerinde yaşanan yoğunluk müşteri kayıplarına neden oldu. Daha önce yaşadığı tecrübelerden faydalanarak sipariş ve teslimat süreçlerini tamamen dijitalleştiren firmaların bu dönemde daha başarılı olduğunu gözlemledik.

Hem talepte yaşanan daralmalar hem de çoğu şirketin üretime ara vermesi, şirketlerin finansal durumu ve bilançoları açısından sıkıntı yaşamasına neden oldu. Ekonomik İş birliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), tüm ekonomiler için 2020 büyüme tahminlerini düşürdü. Küresel üretim 2019'da yaklaşık 86,5 trilyon dolar iken, COVID-19'un ardından bu rakamın ekonomiyi etkileyecek oranda düşeceği ve toparlanma süresinin de 1 yılı bulabileceği öngörülüyor.

Covid-19 tedbirleri sonucu pek çok ekonomik faaliyetin aniden daralması ve tedarik zincirlerinin kopması sonucu küresel düzeyde bir ekonomik krizle karşı karşıyayız. Artık iyice anlaşıldı ki bu salgın ve kriz ortamı daha önceki yaşadığımız krizlere hiç benzemiyor. Önceki krizlerde sektörler iş yapar ya parasını alamazdı ya da ihracat yapamadığı için finansal kriz yaşarlardı. Önceki krizlerde ihracat yapanlar ayakta kalmayı becerebilirken ihracat yapamayanlar da kapanma tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştı. Bu dönemde ise tüm dünyada pandemi kısıtlamalarından dolayı farklı bir süreç yaşandığından sektörlerin çoğunda üretim ve ihracat azaldı, bazı sektörlerde ise durma noktasına geldi.

Belli ki bundan sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ve bu salgının etkisi uzun bir süre daha devam edecek. 

Ülkemizde Raylı sistem sektörünün mevcut durumu,

Virüsle mücadele kapsamında devletimiz tarafından toplu ulaşımda hayatımızı ve alışkanlıklarımızı etkileyecek bir dizi tedbirler alındı ve uygulandı. İl Pandemi Kurulu kararıyla 100 yolcu taşıma kapasitesine sahip toplu taşıma araçlarında azami yolcu sayısı %25 ile sınırlandırıldı ve sefer sayıları artırıldı. Bu durum giderlerini yolcu taşıma geliriyle sağlayan toplu taşıma işletmecilerimizi olumsuz etkiledi ve gelirleri önceki yıllara göre % 80-90 oranında azaldı. Hızlı trenler, uçaklar, metro, tramvay ve otobüsler seyahat kısıtlaması nedeniyle hem şehirlerarası hem de ülkeler arası durma noktasına geldi.

Bu salgın tüm sektörlerde olduğu gibi toplu ulaşım ve raylı taşıma sistemini de etkileyerek büyük bir değişime yol açtı. Korunma alanı, mesafeyi koruma ve kalabalıklardan uzak durun önerileri ulaşımda insan sayısını azalttı ve ulaşım sıklığını artırdı. Pandemi sonrasında da bu alışkanlıklar uzun bir süre daha devam edecek gibi görünüyor.  Dolayısı ile gerek özel sektör, gerekse kamu ve belediye işletmelerinde gelir kaynakları büyük oranda azaldı ve toplu ulaşım hizmetlerinde zarar kaçınılmaz oldu. Bu zararların nasıl karşılanacağı ve nasıl finanse edileceği konusunda da henüz kalıcı bir çözüm getirilmiş değil.

Bu dönemde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız tarafından ülkemizde yapılan ve yapılacak raylı sistem ihalelerinden yaklaşık 210 milyon euro’ya mal olacak İstanbul Havaalanı 176 metro aracı alım işi ve 1.2 milyar euro’ya mal olacak Konya metrosu hat ve araç işlerini Çinli firmalar kazandı. Bu alımlarda % 60 yerli katkı şartı uygulanacak. Yeni yapılacak Gebze-Darıca 7 set 28 araç metro ihalesinde %15 yerli avantajı ve %60 yerli katkı şartı yer aldı. Bursa’da yapılacak 4 set 20 HRS aracı, Kocaeli’nde yapılacak 10 adet tramvay aracı ve Kayseri’de yapılacak 4.cü aşama 10 adet tramvay aracı alım ihalelerinde yine %60 yerli katkı ve % 15 yerli avantajı uygulanacak.

Belediyeler tarafından yapılacak olan Gaziantep / Gaziray Banliyö İşletmeciliği için 8 Adet Elektrikli Tren Seti (32 adet Vagon) Temini ve İşletmeye Alma İşi, Kayseri’de 5.ci aşama 5.4 km uzunluğunda hat ve 8 adet tramvay ihalesi, İzmir Buca için 13,5 km uzunluğunda hat, 11 istasyon ve 16 set (96 vagon) metro aracı alım işi, Ankara Dikimevi - Nato yolu,  7.4 km. uzunluğunda hat, 8 istasyon ve 39 HRS aracı ihale şartnamelerinde yerli katkı şartı bilgisi henüz belli olmamakla beraber bu ihalelerde 2017 yılında yayınlanmış Başbakanlık genelgesi kapsamında en az % 51 yerli katkı şartına uyulmasını ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız tarafından SİP uygulamasını bekliyoruz.

Mersin’de yapılması planlanan ve tahmini bedeli 350 milyon Euro olan Mersin TCDD Garı – Mezitli Arası LRT Metro Hattı İnşaat ve Elektromekanik Sistemler Temin, Montaj, İşletmeye Alma ve Metro Araçlarının Temini işi KİK tarafından iptal edildi.

Kabataş-Mahmutbey Metro projesinin sinyalizasyon işini yapan yabancı bir firmanın çalışanları Koronavirüs nedeniyle işi bırakıp ülkesine döndü ve proje yarım kaldı. Bu da Yerli ve Milli Sanayinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Bugün metro inşaatında başa gelen böyle durum yarın dışa bağımlı tüm işlerde de yaşanabilir.

Bu dönemde Raylı sistemlerde iş alabilen firmalarımızdan ASELSAN, geliştirdiği yeni nesil milli sinyalizasyon sisteminin Gayrettepe-İstanbul Havalimanı Metro Hattında kullanılması için anlaşma yaptı. 37 kilometre uzunluğa ve toplamda 9 istasyona sahip olan hattın, öncelikle İstanbul Havalimanı-Halkalı ve daha sonra da 3 katlı boğaz tüneli üzerinden Sabiha Gökçen Havalimanı'na bağlantılı olması planlanıyor.

Üyemiz Bozankaya, Antalya Belediyesinin açtığı ve toplam bedeli 210 milyon TL olan 15 Adet Tramvay Aracı ve Yedek Parça ihalesini kazandı. Bozankaya, Antalya için milli marka tramvay üretimi yapacak.

Bozankaya ve Durmazlar firmalarımız bu dönemde Romanya ve Polonya’dan aldıkları 52 adet tramvay ve 100 adet troleybüs işlerine yoğunlaştı.

Kardemir, ray ve teker üretimlerinin yanı sıra otomotiv ve raylı sistemler için vasıflı çelik çubuk, yay ve ray bağlantı elemanları üretimine başladı. Aspilsan, ülkemizde ilk defa yerli ve milli Raylı Sistem Akülerini üreterek, belgelendirdi ve raylı sistemlerde kullanmaya başladı. Albayrak makine, Belarus metro işletmesi için yerli peron ayırıcı kapı sistemleri ihracatına başladı. Savronik, Hindistan’da 2 ihale kazandı. Yurt içinde ise ulusal sinyalizasyon projesi, ray devresi konusunda çalışmaları devam ediyor. ERA Elektronik, Siemens Mobility ve Man’dan aldığı aydınlatma projelerine devam ediyor. Bias Otomotiv kurduğu Raylı Sistem Test Merkezinde raylı sistemler için test hizmeti vermeye başladı. Uraysim’de 2020 yılı sonuna kadar test yollarının inşasına başlanması planlandı. TCDD ortaklarından Tülomsaş, Tüvasaş ve Tüdemsaş birleştirilerek merkezi Ankara’da TÜRASAŞ kuruldu. Raylı Ulaşım Teknolojileri Enstitüsü, RUTE faaliyetlerine başladı. Tülomsaş cer sistemi geliştirdi ve Kardemir’e 2 adet milli manevra lokomotifi üretti. Tüvasaş, Hızlı Tren testlerine başladı. Tüdemsaş’ın, Amerika firması Gatx’e vagon teslimatı devam ediyor. Yapıray’ın, Kayaş-Yerköy-Sivas hızlı tren hattı ve Gayrettepe, İkitelli, Kirazlı havaalanı metro hat çalışmaları bütün hızıyla devam ediyor. Yapıray, Bulgaristan’a betonarme slab, Etiyopya, Senegal ve Tanzanya’ya makas traversi, Medel ise İspanyol CAF firmasına konvertör ihraç ediyor. Atalar makine’nin Samsun, İstanbul Kağıthane ve Eskişehir’de belediye altyapı çalışmaları devam ediyor.

Bu dönemde yurt içi ve yurt dışı ihalelerden beklediği işleri alamayan raylı sistemler sektörü firmalarımızdan bazıları küçülme yoluna gitti. Bazı firmalarımızda ithalat ve ihracat kısıtlamalarından dolayı zamanında yetişmesi planlanan üretimler, hammadde ve yarı mamül temin edilemediğinden, ihracat yapacak bazı firmalarımız da alıcı firmalara ulaşamadığından beklemeye girdi. Bu durumu fırsata çeviren bazı firmalarımızda bu durgunlukta AR-GE yapmaya, medikal sağlık ürünleri üretimi ve raylı sistem bakım-onarım alanlarına yoğunlaştı.  ARUS üyesi Aselsan ve Medel, sağlık alanında elektronik solunum cihazı, Ilgaz Grup maske makineleri, LMC makine firması yüz maskesi, Atak ulaşım firması maske, dezenfektan ve ateş ölçer üretmeye başladı. Yazkar Klima, ARGE ile toplu taşıma klimalarında UVC ışınları ile virüsü yok eden klima filtrasyon sistemi geliştirdi. Toplu taşımalarda virüse karşı geliştirilen bu sistem toplu taşıma güvenliği için büyük önem taşıyor. ASAŞ alüminyum, sağlık sektöründe(sedye, ambulans, mobil sağlık araçları, vb.) artan alüminyum profil taleplerini karşılamak için çalıştı. Yapılan tüm bu çalışmalar Covid-19 virüsü için maske, mesafe, hijyen kurallarına uymak suretiyle vardiya usulü ile personel yoğunluğu azaltılarak ve gerekli önlemler alınarak yapıldı.

Türkiye’de Raylı Sistemlerin Geleceği

Yakın gelecekte raylı sistemlerde dijitalizasyon, otomasyon, güvenlik sistemleri, batarya ve akıllı şehir trafiği ön plana çıkacak. Raylı sistem şirketleri, dijital teknolojileri kullanarak daha fazla bilgi ve hizmet sağlamak, varlık denetimini iyileştirmek ve daha fazla operasyonu otomatikleştirmek gibi amaçlarla yeni uygulama alanlarına yönelecekler. Demiryolunda gürültü sorunu büyük oranda azaltılacak. Türkiye’de yolcu ve yük taşımacılığı büyük oranda artacak. Türkiye üzerinden Avrupa’ya ipek yolu ticareti canlanacak. Raylı sistemlerde standart yasal mevzuatların sadece Avrupa ülkelerinde değil tüm dünya ülkelerinde geçerli olması için çalışmalar yoğunlaşacak. Türkiye’de yerli katkı oranı sadece araçlarla sınırlı kalmayıp yapılan tüm raylı sistem altyapılarında sinyalizasyon, elektrifikasyon, asansör ve yürüyen merdivenleri de kapsayacak şekilde artırılması için çalışmalar yoğunlaşacak.

Covid-19 virüsünün bizlere öğrettiği, ders çıkarmamız gereken önemli bir sonuç var. Kimsenin kimseyle görüşemediği, kimsenin seyahat edemediği, kısıtlamaların arttığı ve ihracatın azaldığı bu dönemde kendi ülkesinde yerli üretim yapabilen, kendi kendine yetebilen toplumlar bu süreci sıkıntı çekmeden atlatabilecek. Kendi kendine yetemeyen, üretim yapamayan, ithalata bağımlı toplumlar ise maalesef bu süreci büyük bir ekonomik kriz ve sosyal çöküşle kapatacaklar. Burada tüketicilere de büyük görevler düşüyor. Tüketiciler olarak bizler, alışverişlerimizde ne kadar çok yerli ürün tercih edersek yerli üreticilerimiz de ülkemizde daha çok yatırım yapacak, istihdam, teknolojideki gelişmişlik seviyemiz ve yabancı firmalarla rekabet düzeyimiz de o kadar artacaktır.

Sonuç olarak, Türk sanayisi toplu ulaşım araçlarını ve raylı sistemlerini yerli ve milli imkanlarla üretebilecek yetenek, kapasite ve potansiyele sahiptir. Raylı sistemler sektöründe kendi kendine yeten bir sanayi olarak bizler artık ülkemizde ithal ürün görmek istemiyor, tüm araç ve altyapı işlerini yerli ve milli imkanlarla kendimiz yapmak istiyoruz. Yerli ve milli üretim yapmak için en güzel fırsat. Eğer bu dönemde bunu başaramazsak bir daha böyle bir fırsatı zor yakalarız.

Dr. İlhami Pektaş
ARUS -Anadolu Raylı Ulaşım Sistemleri Kümelenmesi Koordinatörü

 

 

 

 

 

Top